14 Temmuz 2012 Cumartesi

We Have Our Plan And Are Sticking To It


Yukarıdaki başlıktaki sözü, dün gece Mark Cuban röportajında söyledi. Söylemesinin nedeni de gece takıma son halka Elton Brand'in de sudan çok çok ucuza takıma eklenmesiydi. Aslında ortadan girdik konuya hemen. Filmi birkaç gün öncesine sarıp, yaşanan harika gelişmeleri anlatmaya çalışalım. Ancak şunu baştan söyleyelim, Mavericks çok güzel yolda.

2012 Offseason'ına çok büyük beklentilerle girdi Dallas şehri. Deron Williams için yürütülen kampanyalar olsun, Dwight Howard için yapılan hesap kitaplar beklentilerin ne kadar büyük olduğunun göstergesiydi. Tabii  Mavericks'in elinin boş durmadığı gibi, Nets'in de eli boş durmadı D-Will'in kararından hemen önce Hawks'tan takas edilen Joe Johnson, Deron'un memleketine dönmesi yerine takımında kalmasına neden oldu.  Ne olduysa zaten bu noktadan sonra oldu. Yıllarca Mavericks için emek vermiş Jason Terry takımdan ayrıldı. Ardından da Jason Kidd. Dallas aynı zamanda Steve Nash'i de kovalarken, onu da Batı'daki en önemli rakiplerinden Lakers'a kaptırdı. Jeremy Lin mi, Goran Dragic mi derken piyasada eli bomboş kaldı takımın. Bir kesim NBA yazarı ise Dirk Nowitzki'nin bile takas olabileceğini yazdı ama bu haberlerin asılsız olduğu çok geçmeden açığa çıktı. Dallas cephesinden ise Cuban rahattı, "Gereken açıklamaları zamanı geldiğinde yapacağım." diyordu bir zamanların hiç susmayan başkanı...

Neyse gelelim Çarşamba gecesine. Eve geliyorum dışarıdan yatmaya. Yatmadan önce son kez twitterda bir hamle var mı diye bakayım dedim ve Dallas'ın, Nowitzki'nin Alman Milli Takımı'nda arkadaşı Chris Kaman'ı bitirdiğini gördüm, sevindim. Kaman'a çok tatlı bir kontrat verdi yönetim. Kontratın süresi sadece 1 yıllık ve Kaman 8 Milyon $ alacak sadece. Sadece diyorum, çünkü Kaman 30 yaşında olmasına rağmen bu ligin vasatın üstü pivotlarından. Uzun piyasasının bu uçuk olduğu bir ligde 1 yıllık, 8 Milyon $'lık kontrat bana göre şahane bir hareket. Bu imzanın gerçekleşmesinde tabii ki Dirk Nowitzki'nin katkılarını da es geçmemek lazım. Tyson Chandler'ı kaybettikten sonra, geçen sezon Brendan Haywood ve Ian Mahinmi'ye kalan pivot rotasyonuna kuşkusuz ilaç gibi gelecek Kaman.

Hemen Haywood ve Mahinmi demişken diğer hamlelere gelelim ki zaten diğer 2 hamle onların ekseninde oldu. 1 senedir bol bol dile getirdiğim Brendan Haywood'un "Amnesty Clause" ile takımdan yollanması nihayet gerçekleşti. Kontratının geri kalanının kuruşu kuruşuna alacak ama 1 kereliğe mahsus olmak üzere bu kontratı Salary Cap'te görünmeyecek. Dallas bu hamleyle, Cap'ini yaklaşık 10 Milyon $ civarında boşaltmış oldu.


Ian Mahinmi'nin takasında ise önemli bir kazık var Indiana'ya Dallas'tan. Aslında çok daha ağır bir kelime kullanabilirdim ama bu da anlatıyor durumu. Indiana'da harika bir sezon geçiren Roy Hibbert'ın gitmesine göz yummadı Pacers. Ve Hibbert'ı yedeklemek için de bir hamleye ihtiyaçları vardı. Dallas FA olan Ian Mahinmi ile 4 yıllık 16 Milyon $'lık bir kontrat yaptıktan sonra S&T'le Pacers'a yolladı Fransız oyuncuyu. Karşılığında ise Darren Collison ve Dahntay Jones gibi önemli isimler kadrosunda kattı. Pacers, Spurs gibi bir takımda gram ilerleyemeyen, ardından Dallas'ta repertuarını pek geliştiremeyen Mahinmi'den 2 tane iş yapabilecek oyuncuyu vererek ne umuyor ayrı bir tartışma konusu ama Dallas'ın bu hamlesi gerçekten hem günü hem de geleceği kurtarabilecek cinsten. Collison'ın 2,3 Milyon $ ve Dahntay'in 2,9 Milyon $'lık kontratları bu sezon sonunda bitiyor. Salary Cap'e de yaklaşık 5,5 Milyon $'lık bir boşluk getirecek bu takas. Şans ve sorumluluk verildiğinde Darren Collison görevini yerine getirebilecek bir ilk 5 oyuncusu. 10 civarı sayı ve 7-8 asist gibi ortalama ile oynayabilirse tadından yenmez. Dahntay Jones ise önemli bir dış savunmacı sayılabilir. Rotasyonda süre bulup, katkı verecektir.

Gelelim Elton Brand hamlesine. Dallas'ın Brendan Haywood'a yaptığı gibi Sixers da Elton Brand'i "Amnesty Clause" ile takımdan yolladı. Amnesty edilen oyuncuya sadece Salary Cap altındaki takımlardan teklif gelebiliyor ilk etapta. Eğer birden fazla capin altındaki takım Amnesty edilen oyuncu için teklif götürürse açık arttırma sistemi devreye giriyor. Eğer capin altındaki hiç bir takım oyuncuya yanaşmazsa, oyuncu "Unrestricted FA" oluyor. Brand kontratının son senesindeydi ve son yıl 18,2 Milyon $ alacaktı. Sixers tarafından serbest bırakıldıktan sonra Dallas capin altında olduğu için teklifi verdi ve teklif, sudan ucuza Dallas'ta kaldı. Mavericks 1 yıl için, sadece 2,1 Milyon $ ödeyecek. Ayrıca kontratında geri kalan 16,1 Milyon $'ı ise Sixers'tan almaya devam edecek Brand. Ek olarak, Elton için minimum teklif ise 1,352 Milyon $'mış. Elton Brand hem 4 hem 5 numarayı yedekleyebilecek kapasitede. Katkı verecektir şüphesiz. Aslında şu takıma bakıyorum, bir 5 yıl önce şu kadro elde olsa acayip bir tablo çıkıyor ortaya.


Bundan sonraki süreçte birkaç hamle daha gelebilir Mavericks'ten. Göz ardı edilen Delonte West ile hala kontrat yapılmadı mesela. Onunla tekrardan anlaşılacağı konuşuluyor. "Room Exception" ile 2,5 Milyon $'lık bir kontrat yapılabileceğini okudum West'le Ayrıca Elton Brand'in bitmesine rağmen Rockets'ın Amnesty ettiği Luis Scola için de teklif götürülebileceği konuşuluyor. Artık bekleyip, göreceğiz. West'in de takımda kaldığını düşünürsek, ortaya şimdilik şöyle bir kadro çıkıyor:

PG: Collison / West / Beaubois / Cunnigham 
SG: Carter / Dominique Jones / Dahntay Jones / West / Beaubois / Cunnigham
SF: Marion / Carter / Crawder
PF: Nowitzki / Brand / Marion / Wright
C: Kaman / Brand / James

Kadroda en çok göze çarpan eksiklik sağlam bir şutör gibi duruyor şimdilik. FA'lere baktığımızda, Marco Belinelli, OJ Mayo, Jason Kapono, Leandro Barbosa gibi isimler kalıyor. Eğer takasla ya da eğer Amnesty edilirse Jose Calderon da bu listeye dahil edilebilir ki Dallas'ın Calderon takasını düşündüğü de yazılmakta. Bakalım artık.

Bu kadar övdük durduk takımı. Gelişmeler güzel ama "Bir şampiyonluk adayı mıyız?" diye sorarsak cevabımız "Hayır" olur. Bu takımın şu durumdaki limiti Batı Yarı Finali'dir en fazla bana göre. Herşeye rağmen Mark Cuban ve GM Donnie Nelson'ı tebrik etmemiz gerek. Deron Williams'tan sonraki kriz durumunu harika hamlelerle atlattılar. Başlıkta da yazdığı gibi Dallas'ın bir planı var ve şu an bu plan tıkır tıkır işliyor. 2013 Offseason'ına bomboş bir cap ile girip CP3 ve DH12'yi Teksas'a getirmek amaç. Olur ya da olmaz bilemiyorum. Ancak şu anki yaptığımız gibi bu tip hamlelerle şampiyonluk çok zor. Mühim olan 2-3 tane yıldızı aynı takımda toplamak. Örneklerini bol bol görüyoruz. Takımlar arasında her geçen gün fark biraz daha açılıyor bu nedenle. Yan parça olacak isimler, kendilerine daha fazla kontrat önerilmesine rağmen yüzük alabileceği takımları tercih ediyor ve dengeler iyice bozuluyor. Bu yöntemi her ne kadar fazla sevmesem de başarı için formül ve NBA'in düzeni maalesef şimdilik bu.

4 Temmuz 2012 Çarşamba

Sıkıntı Var Güntekin...


İyi başlamadı offseason. 1 senedir Deron Willimams'ın hayalini kurduk, maalesef işler istenildiği gibi gitmedi. Deron 2 tarafla da görüştü. Nets'in avantajı, 5 yıl üzerinden kontrat önerebilmesiydi ve önerdiği miktar 100 milyon $ civarındaydı. Dallas'ın avantajı ise Deron'un memleketi ve ailesinin orada yaşıyor olmasıydı. Ancak CBA kuralları gereği, 4 yıl üzerinden teklif yapabildiler ve bu teklif 75 milyon $ civarındaydı. Sonuç olarak, Deron Nets'de kalmayı tercih etti.

Haklarını vermek lazım, Nets harika bir offseasona imza attı şimdiye kadar. Joe Johnson'ın takas edilmesi belki de Deron'un Nets kararındaki en önemli etkendi. Johnson takasından sonra Howard şansı bitti denildi ancak ihtimal hala kuvvetli durumda. Bu sezon iyi bir performans gösteren ve kontratı sona eren Kris Humphries ile kontrat yenilenip, Humphries ile beraber Brook Lopez, çok beğendiğim MarShon Brooks ve önümüzdeki sezonları kapsayan draft hakları karşılığında Magic'e, Howard için teklif yapılacağı söyleniyor Nets'in. Zaten takasını isteyen Howard'ı da getirebilirlerse, sadece 3 ayda diplerden, zirveye çıkarak müthiş bir iş başarmış olacaklar. Tebrik etmek lazım.

Gelelim Dallas'a. Howard'a sulanılır diye düşündüm ama Howard bir şekilde Nets yolunu tutacak herhalde. Howard-Dallas haberleri de şimdilik rafa kalkmış gibi duruyor zaten, ses seda yok. Dallas'ın önünde izleyebileceği 2 yol var artık. Ya 2013 yazını bekleyecekler, Howard FA olacak ve iyice boşalacak olan salary cap ile Chris Paul ve Dwight Howard'ı Dallas'a getirmeye çalışacaklar. Ancak bu senaryo riskli, garantisi yok. 1 sene beklenildi Deron için, 1 sene daha bekleyip olmazsa işler iyice karışabilir. Ayrıca Nowitzki 1 sene daha yaşlanmış olacak.

Diğer alternatiflere bakalım. Nash'in adı sık sık konuşuluyor. Memleketi Toronto, 38 yaşındaki Nash'e 3 yıl, 36 milyon $'lık teklif yaptı. Böyle teklifi bu yaştan sonra kimse bulamaz. Fakat eski Dallaslı olması, Cuban ve Nowitzki faktörü belki işleyebilir. Fakat Nash geldikten sonra ne kadar ileriye götürebilir takımı? Elbette birşeyler katacak ama Kidd'in de kaldığını düşünürsek, inanılmaz bir PG rotasyonu çıkıyor ortaya. Dönüşümlü götürebilirler, ama daha sağlam bir isim düşünülebilir sanki. Keşke şu filmi 10 yıl geriye sarabilsek... Ayrıca Deron olmayınca, Delonte West ile tekrardan anlaşılacağı konuşulmakta.

NBA'i kasıp kavuran Jeremy Lin adı da bolca dolaşıyor. Lin, "Restricted FA" olduğu için, Knicks'in gelecek teklifleri match etme ihtimali hayli yüksek. Ancak olursa yine güzel işe imza atılmış olur. Lin gelirse de Kidd  ile anlaşma olmayacak muhtemelen. Yine bir diğer opsiyon da Goran Dragic. Fakat şimdilik fazla dedikodusu çıkmadı. Yine hep aklımda olan isimlerden Eric Gordon, her ne kadar sakatlıklarla boğuşsa da güzel tercih olabilirdi ancak o da restricted. Zaten, Rockets'ın yaptığı bu sabahki 4 yıl, 58 milyon $'lık teklifi, Hornets match edecek büyük ihtimalle. Uzun konusunda ise Chris Kaman, Spencer Hawes gibi vasat isimler kalıyor. Eğer hamle yapılacaksa, onlara gidecek teklif. 

Şimdilik bolca belirsizlik hakim. Deron Williams'tan gelen olumsuz haberler, planları alt üst etmiş durumda. İlerleyen günler bakalım ne gösterecek...

1 Temmuz 2012 Pazar

NBA Draft 2012

Jared Cunnigham
Normalde kolej ligini pek takip etmem, draftten önce sadece Batug.com'dan arkadaşların yazdığı profilleri okumakla yetinirim. Draft edildikten sonra anca yeni oyuncularla alakalı bir şeyler okumaya başlarım. Bu seneki drafti izleyemedim, yeni yeni bir kaç şey okumaya başladım. Hazır okurken de birkaç satır karalayayım dedim. Öncelikle 2013'te beklenen önemli drafte hazırlık olarak nitelendiriliyor bu sınıf. İyi oyuncular elbette her draftte olduğu gibi var. Bazılarına dikkat çekip, Milli oyuncularımızı ve Dallas'ın seçimlerini değerlendirelim

Öncelikle şaşırtıcı bir draft oldu. Üstten seçilmesi gerekli isimler oldukça gerilere düştü. Bu olay milli oyuncumuz Furkan Aldemir için de geçerli. 35-40'larda gideceği düşünülen Furkan, anca 2. turda, 53. pickten Clippers yolunu tuttu. Fakat ardından Houston'a takas edileceği söylentileri yayılırken, takasa Dallas da dahil olarak, bu alışveriş 4 takım arasında gerçekleşti. Buna göre; Mavericks, Lamar Odom'ı Clippers'a, Shan Foster'ın draft hakkını da Jazz'a yolladı. Karşılığında, Jazz'den Tadija Dragicevic'in haklarını ve Rockets'dan bir miktar para aldı. Clippers'ın guardı Mo Williams eski takımı Jazz'e dönerken, Furkan Aldemir de Houston'ın yolunu tuttu. Umarım en hayırlısı olur Furkan için.

Ek olarak, Furkan'ın seçilmesini zaten hemen hemen herkes bekliyordu ancak bu draftte NBA'e 3 tane oyuncu yollayacağımız herhalde kimsenin aklından geçmiyordu. İzzet Türkyılmaz 50. sıradan Nuggets tarafından ve P. Karşıyakalı İlkan Karaman da 57'den NBA'in yeni takımı Brooklyn Nets'e gitti. Umarım hepsinin şansı NBA'de yaver gider, yolları açık olsun.

Gelelim draftin üst noktlarına. Beklenildiği gibi Anthony Davis 1. pickten Hornets'a gitti. Önümüzdeki sezon dikkatleri çokça çekecek diğer isimler ise Bradley Beal, Harrison Barnes, Dion Waiters gibi isimler olacak muhtemelen. Ancak Perry Jones III ve Quincy Miller gibi herkesin övdüğü isimlerin bu kadar arkalara düşmesi de bir çok kişiyi şaşırttı. Söylenenlere göre PJ III'in ciddi bir diz sakatlığı geçirdiği ve Quincy'nin de ACL'den sakatlık geçirmesi bu kadar arkalara düşmesi büyük ihtimal önemli rol oynadı.

Bernard James
Dallas'ın tercihlerine gelelim. 17. sıra Mavs'teydi.  Bizim takıma belki de en çok güvendiğim yer drafttir. Bu konuda Don Nelson ve oğlu ve şimdi takımın GM'İ Donnie Nelson gerçekten güzel işler çıkarttılar yıllarca. Don'ın 98'deki Nowitzki tercihi, yine 2003'teki efsane draftte ilk tur 29. pickten Josh Howard ve yine undrafted Marquis Daniels'ın bulunması, yine yakın geçmişte ayağı kırılmasa iyi potansiyel Rodrigue Beaubois tercihleri çok nokta atışlarıydı şöyle ilk aklıma gelenlerden. Fakat eğer drafti canlı takip etseydim herhalde Mavericks'in Perry Jones III'yi atlamasına çok üzülürdüm. Adam 28. sıraya kadar düştü ve şu an NBA'in en iyi bir kaç takımından olan Thunder'a gitti. Eğer sakatlıklarla boğuşmazsa çok güzel bir steal yaptılar. Ha bu kadar göstere göstere yapılan işe de steal denir mi, bilemem tabii...

Mock draftlerde PG Kendall Marshall ya da Doc Rivers'ın oğlu combo guard Austin Rivers'ı alabileceği söyleniyordu Mavericks'in. Aslında 1 tane guard seçileceği çok belliydi. Terry'nin akıbetinin belli olmaması, Deron'daki soru işaretleri, Kidd'in yaşlanması buna sebep olan faktörler. Hakkını verelim Cleveland Cavaliers da biraz kıyak yaparak, Dallas'tan 17. sırayı alarak karşılığında 24, 33 ve 34. pickleri takas etti. 17. sıradan Tyler Zeller gitti. Beyaz bir uzun, potansiyeli nasıldır bilemiyorum ama Cavs cephesi oldukça umutlu olacak ki biraz bonkör davrandılar. Dallas da 24. sıradan SG Jared Cunnigham'ı seçti. Bu seçim yine ufak çaplı bir steal olabilir gibi geliyor bana. Müthiş bir atlet olduğu söyleniyor. Kariyeri boyunca saha içi yüzdesi 45,5, üçlük yüzdesi 34,4. Şansını iyi değerlendirirse, rotasyonda süre bulabilir diye düşünüyorum.

Jae Crowder 
33. sıradan ise belki de NBA Tarihi'nin en sıra dışı hikaylerinden birine tanık olacağız ileriki dönemlerde. Seçilen isim 27 yaşında ve 6 yılını Hava Kuvvetleri'nde geçirmiş, Irak'a, Afganistan'a gitmiş bir asker olan Bernard James ! Pozisyonu pivot. 27 yaşından sonra kendi oyununu ne kadar ileri götürebilir soru işareti. Ayrıca uzunların NBA'e adapte olmas sürelerinin biraz zaman aldığı düşünürsek 27 yaşından sonra ne kadar efektif olabilir, bilemiyorum. Son sezonunda da % 60 saha içi isabeti ile 10,8 sayı, 8,1 ribaunt yapmış. Bekleyip, göreceğiz. Ancak böyle ilginç hikayeler özeldir her zaman. Şimdiden sempati duymaya başladım, ilgiyle takip edeceğim. James'in hayat hikayesini de yazmak isterdim ancak zaten Yazıhane ekibinden çok güzel bir yazısı kaleme alındı. Şuradan okumanızı mutlaka tavsiye ederim.

34. pick ise Jae Crowder'da kullanıldı. 6-6 boyunda bir SF. Ron Artest'in fiziğinde olduğu söyleniyor. Vücudu oldukça geniş, yeter ki akıl olarak benzemesin ona. Marquette çıkışlı, son senesinde 17,5 sayı, 8,4 ribaunt ile oynarken saha içi yüzdesi olarak % 49,8, üçlük yüzdesi olarak % 34,5'u buldu. İyi bir atlet ve defansif yönünün oldukça güçlü olduğu söyleniyor. Shawn Marion takas falan edilmezse, onun arkasında şans bekleyecek gibi duruyor. Son olarak, Mavericks 2. tur 55. sıradan seçtiği Darius Johnson-Odom'u da bir miktar para karşılığında Lakers'a takas etti. 

Özetle bir draft daha böyle geldi geçti. Önemli çaylaklar hakkında detaylı biyografileri okumak isterseniz buraya alalım. Artık gözler offseasona çevriliyor, D-Will sendeyiz...